<- son sayfa :: sonraki sayfa ->

20/1/2008 - NİZAR KABBANİ'Yİ NASIL BİLİRSİNİZ?

kategori: edebi


Üniversitede hazırlık okurken öğrendim ilk olarak,  Suriye televizyonunda siyah-beyaz ekranda elinde meşhur mendiliyle
Ümmü Gülsüm'ün okuduğu ve beni çok etkileyen "Falcı Kadın" isimli şarkının sözlerinin O'na ait olduğunu. Aynı şarkıyı Abdulhalim Hafız da seslendiriyor. Her ikisi de fevkalade. Ancak, Ümmü Gülsüm yorumu biraz daha hoş geliyor bana. Zannedersem sebebi de bu şarkıyı ilk kez ondan dinlemiş olmamdır.


Şiirin O'na, yani Nizar Kabbani'ye ait olduğunu öğrenince, ayrı bir yer oldu ben de bu şairin. Al-Hayat'da yazdığını öğrendim. Haftada bir yazıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam, çarşamba günleri idi. Birçok şiirini bu yayınlardan hemen sonra tercüme etmiştim.  Falcı Kadın (
قارئة الفنجان) şiiri de bu döneme rastlıyor. Ancak bu şiiri daha eski tabii.

Kabbani'nin sesi, buluşları, kelimelerdeki zenginlik ve ahenk beni çok etkilemişti. Dolayısıyle, kendimi bir vakit sonra Nizar Kabbani şiirinden başka arap şiirine yabancı hissetmeye başladım. Bunu şimdi daha iyi hissediyorum. Bu biraz tuhaf bir durum. Ama vakıa da bu.


Şimdiye kadarki bahis, yazının başlığıyla pek örtüşmüyor. Biliyorum. Peki nedir asıl anlatmak istediğim?

Bütün dünya, Nizar Kabbani'yi modern arap şiirinin en mühim şairlerinden biri olarak tanır. Türkiye'de de böyle tabii. Şiirlerini tercüme edenler, kitaplarını tercüme edip yayınlayanlar, biyografisinde hep aynı cümlelerle anlatırlar O'nu okura. "Suriye'de varsıl bir Şamlı ailenin çocuğu olarak doğdu. Şam Üniversitesi'nde hukuk okudu. Dışişlerinde çalışmaya başladı. İlk kitabı "Esmerim Anlattı Bana (1942) henüz ondokuz yaşındayken yayımlandı." vesaire vesaire...

Evet. Doğrudur. Nizar Kabbani Şam şehrinin tanınmış eşrafından bir aileye mensubdur. Doğrudur. Hukuk okumuştur. Ama hiçbir kaynakta bu bilgilerden farklı bir bilgiye ulaşmak mümkün değildir.


Ancak, benim edindiğim ve daha sonra yine bu blogun sayfalarında yayınlayacağım bir kaynakta Nizar Kabbani hakkında şimdiye kadar hiç bilinmeyen bir husus belirtilmekte.


Arap dünyasının en tanınmış ve en sevilen şairlerinden biri olan NİZAR KABBANİ, aslında özbe öz TÜRK asıllıdır. Hem anne tarafından hem baba tarafından nesebi Fatih Sultan Mehmed Han'ın pek kıymet verdiği alimlerden biri olan AKBIYIK DEDE namlı bir şahsa kadar uzanmaktadır. Akbıyık Dede, Fatih'in Fatih olmasında emeği bulunan Akşemseddin, Molla Gürani ve Molla Fenari gibi ulemanın büyüklerinden bir yüce zattır. Fetihten bir müddet sonra Bursa'ya gider. Ve orda hizmetini devam ettirir. Daha sonra aile Şam'a gider ve orda ikamet eder.

İşte meşhur şair Nizar Kabbani, bu ailenin bir ferdidir.


(Daha teferruatlı bilgiyi ve kaynak dökümanları, yakın bir zamanda yine buradan vermeye çalışacağım.)

yorum yaz!

dikeyarama
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
<- son sayfa :: sonraki sayfa ->