| <- son sayfa :: sonraki sayfa -> |
16/3/2008 - ÜSTADIM HÜZÜN - NİZAR KABBANİ -ÜSTÂDIM HÜZÜN1. sorup durdular (duyuyor musun çığlığını hüznümün) son şiir kitabımı okuyanlar: nasıl haykırır ki hüzün? ve acı ya mümkün mü gözdeki bir damla yaşın haykırması? bilmiyorum nasıl cevap vereceğim bu soruya kitabıma nasıl isim bulduğumu da bilmiyorum ve bilmiyorum nasıl bulduğumu başlıklarını da çünkü onlardır genellikle seçen beni ben değil bildiğim tek şey hüznüme haykırış vasfını vermek istediğimdir süvarilerin soyundan kılmaktı şahsiyetini vererek ve azametini 2. haykırıştır bir çeşit yazmak da lisanla ve bir haykırıştır aşk da sevdiğimiz tüm kadınların işittiği beraber oturduğumuz vakit işitmeyen kalbimin çığlığını ve damarlarımın kalastandır ancak ve dişiliği ertelenmiş bir kadın 3. hüzün üstadımdır benim külrengi yazmayı ve gri bir sesle şiir söylemeyi elinde öğrendiğim gri gözyaşlarıyle omzunda ağlamayı sevgilimin 4. sevinçse çenesi düşük bir üstaddır ancak kağıt oyunları bisiklete binmek balık avı ve rockla dansetmekten başka birşey öğrenmediğim 5. sevinç kendisine güvenilmeyecek bir dosttur çünkü yalnız kendi rahatını düşünür 6. sevdiğim kadında ben dramatik bir düğüm ararım ışıltılı oyun partileri değil şahidi olacağım 7. mutluluk tutuşturan kadın söndürür beni ve solgunluğuyla kokulanmış kadın tutuşturur beni 8. itiraf edeyim mi size? solgun yüzlü bir kadındır yakan beni bir yıldırım gibi ve gözlerinden bir damla gözyaşı bir Bizans Kilisesinin vitrayı gibi kıran beni 9. [seviyorum seni... ağladığında seviyorum yüzünü... bulutluyken, hüzünlendiğinde eritiyor hüzün ikimizi bazı kadınların güzeldir yüzleri ve en güzeldir ağladıklarında] 10. en güzel yanı hüznün yüksek sesle konuşmaması fiyakalı giysiler giymeyişi ve yüzük takmaması parmağına sonra saldırmaması davulla, trompetle halhallar ve hışhışlarla üzerine acemi dansçıları gibi Harlem Caddesinin 11. çantasını toparlayıp gittiğinde tatile hüznüm özlüyorum 12. sen güzel olamayacaksın asla sana sürme çeken saçlarını tarayan elbiselerini temizleyen ve gözyaşlarıyla ayaklarını yıkayan hüznüm olmadan ki odur seni şiir kitaplarının ilk şiiri yapan 13. sevgin hüzünlü olmayı öğretti bana asırlarca beni hüzünlendirecek kuşlar gibi kollarında ağlayacağım ve kırılmış kristal parçalarını toplar gibi parçalarımı birleştirecek bir kadına muhtaçken 14. ay sıkıldığında ışığından gizlenir gerisine gri bir bulutun bizi terketti sanırım 15. Arap neyinin sesi kurumayan bir yaradır Kerbela'dan beri 18. her sabah hüznümle oturur balkona beraber kahvemi içerim gazetemi gözden geçirir en son kasidelerimi okurum ona 19. hüznümdür sadece kasidelerimi bilen yayın için göndermeden önce 20. Grek değiliz biz trajedidir seçimimiz bir nehir uzanır Kerbela'dan Filistin'e kıyısız 21. Avam Kamarası yaratmadı İngiliz medeniyetini Lordlar Meclisi de Külrengidir yaratan Kraliçe Viktorya da değil 22. 1952'de gittim Londra'ya ilk defa oturduğum vakit Hyde Park'da bir banka sincaplar geldi benimle gazetemi okumaya ve bir ördek çıkıverdi gölden katılmak niyetiyle kahvaltıma sonra çıkarıverdi kasidem çarşafını Dımeşki pabuçlarını ve yürüyüp gitti yalınayak dinmeksizin yağan yağmurun altında haritasız hürriyetlerin ıssızlığında 23. 1952 Kasım'ında evlendi benimle Serpentine gölünden bir beyaz ördek çok şiir söyledik ve çok ördek yaptık bu kelimeler yazılırken su altında soluyorum hala ve gölün derinliklerinden bağırıyorum hala boğuluyorum... boğulu... boğu... Çeviri: Mahmut ÇETİN 13.06.94 |
| yorum yaz! |
2008-05-29 01:19:25 - Teveccühünüz |
| Yazan: tahliller |
| Mümkün olduğu kadar en iyiyi yapmaya çalışıyorum. İnşaAllah bunda muvaffak olurum. Takibiniz ve iltifatkar sözleriniz için teşekkür ediyorum.
Bu şiir, Kabbani şiirleri içinde ayrı bir yere sahip benim için. Ve en beğendiğim şiirlerinden biri. Sizin de beğenmeniz ayrı bir sevinç benim için. |
| baglanti |
2008-04-29 22:53:43 - tşkler |
| Yazan: isimsiz |
| gerçekten yine çok etkileyici bir şiir ve etkileyici içimi sarsan bir çeviri ...şiiri sevdirdiniz tekrar teşekkürler,bir süre netle ilgilenemedim.ve şimdi neler kaçırdığımı anladım.yüreğinize sağlık neden mi? bu kadar güzel ifadeleri ancak bu kadar duygu yüklü bir yürek çevirir ve bizlere aktarır,bizi alıştırdınız artık veee devamını bekliyoruz...rabbimize emanet olun |
| baglanti |
2008-04-05 12:51:22 - TEŞEKKÜR |
| Yazan: tahliller |
| Takibiniz ve yorumlarınız için teşekkür ediyorum. Geç cevap için de özür diliyorum. Vakit bulamayışımdır buna sebeb.
Yine bir Kabbani şiiriyle burdayım. Ancak, bu şiir diğerlerinden biraz farklı ve doğrusu bu şiiri buraya alıp almama konusunda biraz tereddüt ettim. Meseleye ben bu şiir için sadece, tercüme vechesinden bakmak istedim ve bu sebeble de almaya karar verdim. İstanbul şiirine gelince, şöyle diyeyim. İstanbul'da sur dibinde bir meczub kubbeler ve gözyaşı ... İnşaAllah, yakında bir İstanbul Şiiri okuyacaksınız. Tekrar teşekkürler... |
| baglanti |
2008-03-19 10:04:22 - Üstadım hüzün şiirinizle ilgili |
| Yazan: Hüzün |
| Nizar Kabbaniyi sizinle tanıdım ve çok sevdim.Şiirleri çok güzel ve anlamlı.Sizde çok güzel çeviriyorsunuz.Yüreğinize sağlık.Şair duygularını çok güzel anlatmış.Evet şimdiye kadarki okuduğum en güzel şiiri.Çok beğendim.Size de bu şiiri çevirip yayınladığınız için çok teşekkür ediyorum.Suyun altında şiiri de çok güzeldi.Onu da çok beğenerek okumuştum.Bu tür şiirlerinizi ve çevirilerinizi bekliyoruz.Daha öncede sizden İstanbul şiiri istemiştim.Bu isteğimde hala ısrarcıyım.Merakla bekliyorum.Yazı ve şiirlerinizi takip ediyorum.Şiirler çok anlamlı.Anlayana çok şeyler ifade ediyor.Bende kendime ağlamaktan çok gülmeyi yakıştırırım.Gözyaşları da sevinç gözyaşları ise daha çok yakışır insana.Her kalpte biraz hüzün bulunmalı bence.Yoksa duygusallık olması beklenemez. |
| baglanti |
| <- son sayfa :: sonraki sayfa -> |

